<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Necip Yurddas</title>
	<atom:link href="https://necipyurddas.com/tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://necipyurddas.com/tr/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 May 2025 14:56:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>

<image>
	<url>https://necipyurddas.com/wp-content/uploads/2025/02/kelebek-favicon.png</url>
	<title>Necip Yurddas</title>
	<link>https://necipyurddas.com/tr/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Psikososyal Terapiler Bağışıklık Fonksiyonunu Düzeltir</title>
		<link>https://necipyurddas.com/tr/psikososyal-terapiler-bagisiklik-fonksiyonunu-duzeltir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Necip Yurddas]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Feb 2025 04:23:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://designingmedia.com/medunit/?p=3238</guid>

					<description><![CDATA[<p>JAMA Psikiyatri dergisinde yayınlanan bir meta-analize göre, psikososyal girişimlerin bağışıklık sisteminin işleyişini önemli derecede etkilediği rapor edildi. Davis, California Üniversitesi’nden Ph.D. Grant Shields ve meslektaşları, “Sonuçlarımız, en çok BDT [bilişsel-davranışçı terapi] ve çoklu psikoterapileri içeren müdahaleler için tutarlıydı.” diye yazdı. “Üstelik bulgular, katılımcıların yaşı, cinsiyeti veya müdahale süresine göre farklılık göstermediler. Son olarak, bu ilişkilerin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://necipyurddas.com/tr/psikososyal-terapiler-bagisiklik-fonksiyonunu-duzeltir/">Psikososyal Terapiler Bağışıklık Fonksiyonunu Düzeltir</a> first appeared on <a href="https://necipyurddas.com/tr/">Necip Yurddas</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>JAMA Psikiyatri dergisinde yayınlanan bir meta-analize göre, psikososyal girişimlerin bağışıklık sisteminin işleyişini önemli derecede etkilediği rapor edildi.</strong></p>
<p>Davis, California Üniversitesi’nden Ph.D. Grant Shields ve meslektaşları, “Sonuçlarımız, en çok BDT [bilişsel-davranışçı terapi] ve çoklu psikoterapileri içeren müdahaleler için tutarlıydı.” diye yazdı. “Üstelik bulgular, katılımcıların yaşı, cinsiyeti veya müdahale süresine göre farklılık göstermediler. Son olarak, bu ilişkilerin tedavinin kesilmesinden sonra en az altı ay devam ettiğini bulduk.” ifadelerinde bulundu.</p>
<p><strong>Çalışma nasıl gerçekleşti?</strong></p>
<p>Shields ve meslektaşları, psikososyal bir müdahalenin bir dereceye kadar bağışıklık sağlığı üzerindeki etkilerini inceleyen plasebo kontrollü çalışmaları gözden geçirdiler. Çalışmaların çoğu, kanser veya HIV’li kişilerde psikososyal müdahalelerin test edilmesini içeriyordu.</p>
<p>Eleme ve içerme kriterleri uygulandıktan sonra analize, sekiz tür terapiyi kapsayan 56 çalışma dahil edildi. Sekiz müdahale içerisinde: hastaların problemli davranışları anlamasına ve değiştirmesine yardımcı olmayı amaçlayan davranış terapisi, hastalara olumsuz düşünceleri veya zihniyeti nasıl değiştireceklerini öğreten bilişsel terapi, bilişsel ve davranışsal terapilerin unsurlarını birleştiren ve bilişsel davranışçı terapi BDT, BDT’ye ek olarak telefonla takip gibi destekleyici müdahaleler, yas veya destekleyici terapi, psikoeğitim, diğer psikoterapi (stres yönetimi gibi) veya çoklu müdahaleler.</p>
<p>Çalışmalarda ayrıca yedi bağışıklık sistemi biyobelirteci de yer aldı: proinflamatuar sitokin seviyeleri, anti inflamatuar sitokin seviyeleri, antikor seviyeleri, beyaz kan hücresi sayıları, beyaz kan hücresi aktivitesi, viral yük (örneğin, HIV seviyeleri) ve postoperatif enfeksiyonlar gibi diğer sonuçlar.</p>
<p><strong>Bulgular neler?</strong></p>
<p>Genel olarak, herhangi bir psikososyal müdahale alan katılımcılar, psikososyal müdahale almayanlara kıyasla düşük viral yük gibi pozitif bağışıklık sonuçlarında %14,7’lik bir artış ve örneğin, proinflamatuar sitokinler gibi zararlı sonuçlarda %18,0’lik bir düşüş yaşadılar. Bağışıklık göstergelerindeki gelişmeler özellikle, BDT veya çoklu psikososyal müdahaleler alan hastalar arasında en güçlüydü. Biyobelirteçler arasında, proinflamatuar sitokinlerdeki azalma, psikososyal müdahalelerle ilişkili en güçlü gelişmeydi.</p>
<p><strong>Sonuçlar nasıl yorumlanıyor?</strong></p>
<p>“Kronik hastalıkları tedavi etmek için psikososyal müdahalelerin etkinliği ve göreceli olarak karşılanabilirliği göz önüne alındığında, psikososyal müdahalelerin hastalık yükünü azaltmak ve insan sağlığını iyileştirmek için geçerli bir stratejiyi temsil edebileceğini öneriyoruz. Yazarlar, ileriye dönük olarak, psikososyal müdahalelerin bağışıklık sistemi ve sağlık üzerinde nispeten uzun süreli, yararlı etkiler uyguladığı mekanizmaları aydınlatmak için ek araştırmalara ihtiyaç duyulduğunu belirtti.</p>
<p><strong>KAYNAKÇA:</strong></p>
<p>– Shields, G. S., Spahr, C. M., &amp; Slavich, G. M. Psychosocial interventions and immune system function: a systematic review and meta-analysis of randomized clinical trials. JAMA psychiatry, 77(10), 1031-1043. – Psychiatric News Alert . “Psychosocial Therapies Found to Boost Immune Function”</p><p>The post <a href="https://necipyurddas.com/tr/psikososyal-terapiler-bagisiklik-fonksiyonunu-duzeltir/">Psikososyal Terapiler Bağışıklık Fonksiyonunu Düzeltir</a> first appeared on <a href="https://necipyurddas.com/tr/">Necip Yurddas</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Psikiyatrik Bozukluklar ve Biyolojik Yaş</title>
		<link>https://necipyurddas.com/tr/psikiyatrik-bozukluklar-ve-biyolojik-yas/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Necip Yurddas]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Feb 2025 04:22:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://designingmedia.com/medunit/?p=3236</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni araştırmalar, yaşamları boyunca depresyon, bipolar bozukluk veya anksiyete bozuklukları gibi zihinsel bozukluklar geçmişi olan kişilerin, gerçek yaşlarından daha yaşlı olduklarını düşündüren kan belirteçlerine sahip olduğunu göstermektedir. King’s College London’dan Dr. Julian Mutz ve Prof Cathryn Lewis, Birleşik Krallık Biobank’taki 110.780 katılımcıdan alınan 168 farklı kan metaboliti hakkındaki verileri inceledi. Bu verileri, bireylerin akıl hastalığı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://necipyurddas.com/tr/psikiyatrik-bozukluklar-ve-biyolojik-yas/">Psikiyatrik Bozukluklar ve Biyolojik Yaş</a> first appeared on <a href="https://necipyurddas.com/tr/">Necip Yurddas</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni araştırmalar, yaşamları boyunca depresyon, bipolar bozukluk veya anksiyete bozuklukları gibi zihinsel bozukluklar geçmişi olan kişilerin, gerçek yaşlarından daha yaşlı olduklarını düşündüren kan belirteçlerine sahip olduğunu göstermektedir.</p>
<p>King’s College London’dan Dr. Julian Mutz ve Prof Cathryn Lewis, Birleşik Krallık Biobank’taki 110.780 katılımcıdan alınan 168 farklı kan metaboliti hakkındaki verileri inceledi. Bu verileri, bireylerin akıl hastalığı öyküsü olup olmadığına ilişkin bilgilerle ilişkilendirdiler ve psikiyatrik rahatsızlığı olanların, daha ileriki yaşlarda ortaya çıkması beklenen bir metabolit profiline sahip olduklarını buldular.</p>
<p><strong>Çalışmayı Paris’teki Avrupa Psikiyatri Kongresi’nde sunan baş araştırmacı Dr. Julian Mutz şunları söyledi:</strong></p>
<p>“Artık insanların yaşını kan metabolitlerinden tahmin etmek mümkün. Ortalama olarak, ömür boyu akıl hastalığı öyküsü olanların, gerçek yaşlarından daha yaşlı olduklarını ima eden bir metabolit profiline sahip olduklarını bulduk. Örneğin, bipolar bozukluğu olan kişilerde, kronolojik yaşlarından yaklaşık 2 yaş büyük olduklarını gösteren kan işaretleri vardı.”</p>
<p><strong>Sağlık ve yaşam beklentisi</strong></p>
<p>Psikiyatrik rahatsızlığı olan kişiler, genel nüfusa göre daha kısa yaşam ve daha düşük sağlık kalitesine sahip olma eğilimindedir. Etki tahminleri ruh sağlığı durumuna göre değişir. Psikiyatrik rahatsızlığı olan kişiler, genellikle kalp hastalığı ve diyabet gibi durumlara yakalanma eğilimi artar ve bu durumlar yaşla birlikte daha da kötüleşir.</p>
<p>2019’da yapılan bir araştırma, psikiyatrik rahatsızlığı olan kişilerin ortalama yaşam süresinin (genel nüfusa kıyasla) erkekler için yaklaşık 10 yıl ve kadınlar için yedi yıl daha kısa olduğunu buldu.</p>
<p><strong>Doktor Mutz şöyle devam etti:</strong></p>
<p>“Bulgularımız, psikiyatrik rahatsızlığı olan kişilerin bedenlerinin, kendi yaşlarındaki bir birey için beklenenden daha yaşlı olma eğiliminde olduğunu gösteriyor. Bu, psikiyatrik sorunları olanlar ile genel nüfus arasındaki sağlık ve yaşam beklentisi arasındaki tüm farkı açıklamayabilir, ancak hızlandırılmış biyolojik yaşlanmanın önemli bir faktör olabileceği anlamına gelir.”</p>
<p>Çalışma yürütücülerinden Dr. Sara Poletti sonuçlar hakkında yorum yaparken şunları söyledi:</p>
<p>“Bu, akıl hastalığı olan hastalarda metabolik ve yaşa bağlı hastalıkların daha yüksek prevalansına olası bir açıklama sağladığı için önemli bir çalışmadır. Hızlandırılmış biyolojik yaşlanmanın altında yatan mekanizmaları anlamak, bu bozuklukların bütünleşik yönetiminin artan zorluklarını ele almak için önleme ve özel tedavilerin geliştirilmesi için çok önemli olabilir”.</p>
<p><strong>KAYNAKÇA:</strong></p>
<p>– NeuroscienceNews. (27.03.2023). Bodies of People With Mental Illness Are Biologically Older Than Their Actual Age.</p><p>The post <a href="https://necipyurddas.com/tr/psikiyatrik-bozukluklar-ve-biyolojik-yas/">Psikiyatrik Bozukluklar ve Biyolojik Yaş</a> first appeared on <a href="https://necipyurddas.com/tr/">Necip Yurddas</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her 4 Kişinden 1’i Ruhsal Ve Davranışsal Sorunlar Yaşıyor</title>
		<link>https://necipyurddas.com/tr/her-4-kisinden-1i-ruhsal-ve-davranissal-sorunlar-yasiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Necip Yurddas]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Jan 2025 04:20:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://designingmedia.com/medunit/?p=3231</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ruh sağlığını; bireyin kendi yeteneklerini gerçekleştirdiği, yaşamının normal stresleriyle başa çıkabileceği, verimli çalışabileceği ve kendi topluluğuna katkıda bulunabileceği bir refah durumu olarak tanımlamaktadır. Duygusal, davranışsal ve sosyal olgunluk, kişinin sosyal çevresiyle entegrasyonunu sağlayan psikolojik iyi hal; aşk, iş ve eğlence arayışlarının da dengesini kapsamaktadır. Bu etkileşim sürecinde uyum ve doyum varsa [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://necipyurddas.com/tr/her-4-kisinden-1i-ruhsal-ve-davranissal-sorunlar-yasiyor/">Her 4 Kişinden 1’i Ruhsal Ve Davranışsal Sorunlar Yaşıyor</a> first appeared on <a href="https://necipyurddas.com/tr/">Necip Yurddas</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ruh sağlığını; bireyin kendi yeteneklerini gerçekleştirdiği, yaşamının normal stresleriyle başa çıkabileceği, verimli çalışabileceği ve kendi topluluğuna katkıda bulunabileceği bir refah durumu olarak tanımlamaktadır. Duygusal, davranışsal ve sosyal olgunluk, kişinin sosyal çevresiyle entegrasyonunu sağlayan psikolojik iyi hal; aşk, iş ve eğlence arayışlarının da dengesini kapsamaktadır. Bu etkileşim sürecinde uyum ve doyum varsa bireyin ruhsal yönden sağlıklı olduğu kabul edilir.</p>
<p><strong> Koruyucu ve rehabilite edici hizmetler istenilen düzeyde değil</strong></p>
<p>Ruh sağlığı sorunları biyolojik ve çevresel çok çeşitli faktörlerin sonucu olarak ortaya çıkabilmektedir. Genetik yatkınlık, kişilik özellikleri, travmalar, savaş, ekonomik sıkıntılar ve çevresel sorunlar gibi birçok etmen insanlarda ruhsal sıkıntılara ve sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Günümüzde Türkiye’de ruh sağlığı hizmetleri çoğunlukla tedavi ağırlıklı yürütülmektedir. Koruyucu ve rehabilite edici hizmetler, meslek çalışanlarının sayısının azlığı, koruyucu meslek içi eğitimin yetersizliği nedeniyle ülke genelinde istenilen düzeyde karşılanmamaktır. Yapılan araştırmalar, dünyada yeti yitimi ve erken ölüme en sık yol açan 10 hastalıktan 5’inin psikiyatrik rahatsızlıklar (depresyon, şizofreni, bipolar mizaç bozukluğu, alkolizm ve kompulsif bozukluklar ) olduğunu göstermektedir. Günümüzde her dört kişiden biri de yaşamı boyunca bir ya da daha fazla ruhsal ve davranışsal sorun yaşamaktadır.</p>
<p><strong> Stres ve yaşam koşullarındaki zorluklar depresyonu tetikliyor</strong></p>
<p>Depresyon günümüzde en sık karşılaşılan ruhsal hastalıktır. Hatta depresyon, duyguların çok yoğun yaşandığı günümüz Türkiye’sinde, psikiyatrik rahatsızlıkların ‘nezlesi ’ olarak da tanımlanabilir. Klinik nitelikteki depresyon, günlük hayatı meşgul eden mutsuzluk, güçsüzlük ve aktivasyonda azalma ile seyreden bir duygu durum bozukluğudur. Süreklilik kazandığında hissedilen umutsuzluk, çaresizlik ve değersizlik hissi kişiyi iş yapabilme, ders çalışma, eğlenme gibi faaliyetlerden alıkoyabilmektedir. Depresyon en çok 18-30 yaş ile 45-65 yaş aralıklarında görülmektedir. Araştırmalar hem depresyon hem de kaygının şehirli insanın hayatında daha fazla olduğunu ve kadınlarda ruhsal rahatsızlık görülme oranının da erkeklere göre iki kat daha fazla olduğunu göstermektedir. İnsanların hastalıkları ile ilgili daha bilinçli olması, günümüz yaşam koşullarındaki zorluklar ve stres de Türkiye’deki ruhsal rahatsızlıklardaki artışın nedeni olarak görülmektedir.</p>
<p><strong> Genetik ve biyolojik yatkınlıklar önem taşıyor</strong></p>
<p>Günümüzde özellikle depresyon ve anksiyete bozuklukları antidepresanların en yaygın kullanıldığı sorunlar arasında yer almaktadır. Günlük geçici duygusal değişimleri depresyon ve kaygı bozukluğu olarak değerlendirmek ve kulaktan dolma bilgilerle ilaç kullanmak doğru değildir. Ruhsal hastalıkların tedavisi mutlaka uzmanları tarafından değerlendirilmeli, genetik ve biyolojik yatkınlıklar da göz önüne alınarak uzmanı tarafından, kişiye özgü tedavi planlanmalıdır. Diğer taraftan psikolojik durumu ile ilgili çaresizlik hissedenler bu durumu alkol ya da madde kullanarak geçirmek isteyebilir.  Sahte iyilik hali yaratan bu yaklaşımlar belirtileri daha da kötüleştirir.</p>
<p><strong> Erken tanı ve tedaviler bireyi hayata yeniden kazandırıyor</strong></p>
<p>Birçok dünya ülkesinde ve ülkemizde ruhsal sorunlara yönelik ‘stigmatizasyon’ (damgalama ve toplumdan yalıtma) psikiyatri polikliniğine müracaatlarda çekincemelere yol açarak tedaviyi geciktirebilmektedir. Bu nedenle psikiyatrik bozukluklar fiziksel hastalıklar kadar özenle ele alınmalı ve takibi sağlanmalıdır. Tetikleyici etkenlerin azaltılmasının yanında ruh sağlığı alanında çevreye olumlu bakışın geliştirilmesi de psikolojik destek alma konusunda, toplumsal farkındalığı artırmaktadır. Erken tanı ve tedaviler kişinin yaşayacağı işlev kaybını, bozukluğun ilerlemesini, riskli davranışların önlenmesini ve bireyin içinde bulunduğu toplumsal rolünü yeniden kazanmasını kolaylaştırmaktadır.</p><p>The post <a href="https://necipyurddas.com/tr/her-4-kisinden-1i-ruhsal-ve-davranissal-sorunlar-yasiyor/">Her 4 Kişinden 1’i Ruhsal Ve Davranışsal Sorunlar Yaşıyor</a> first appeared on <a href="https://necipyurddas.com/tr/">Necip Yurddas</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
